Hansel ve Gretel: Cadı Avcıları

Hansel ve Gretel: Cadı Avcıları, sonu başından belli Hollywood filmlerinden birisi. Tommy Wirkola klasik masalı alıp Hollywood şartlarında, içine bolca aksiyon ve şiddet sahnesi koyarak uyarlamaya çalışmış ama bu sırada hikayenin özüyle ilgili önemli değişiklikler de yapmış.

Hansel ile Gretel’in masalını bilmeyen yoktur ama kısaca özetlersek hikaye şöyledir. Açlığın hüküm sürdüğü bir zamanda, yoksul bir oduncu ve bir anlatıma göre üvey anne, bir diğerine göre ise öz anne, Hansel (Jeremy Renner) ve Gretel (Gemma Arterton) adlı erkek ve kız çocuklarını besleyemez ve onları ormana bırakmaya karar kılarlar. Ancak çocuklar babalarıyla ormana giderken, yürüdükleri yola küçük ekmek parçacıkları atar, babaları onlar bırakıp gittiğinde ise bu parçaları takip ederek evin yolunu bulurlar. Sonuncusunda ise ekmek parçalarını bir kuş yediği için yollarını kaybedip, ormandaki şekerden yapılma bir kulübe ve onun yamyam cadısı ile karşılaşırlar. Cadı çocukları iyice besleyip sonra yemek niyetindedir ama Hansel her defasında kolu yerine bir daha önce yenmiş bir çocuğun iskelet kolunu uzatıp kör olan cadıyı aldatır. Sonunda ise bu iki küçük çocuk cadının elinden kurtulur, cadı fırında yanar ve cadının ölümüyle ortaya çıkan altınlarla eve dönüp, artık ölmüş olan anne/üvey annesinden de kurtuldukları için babalarıyla mutlu mesut biçimde sonsuza kadar yaşarlar.

Jeremy-Renner-Gemma-Arterton-Hansel-and-Gretel-Witch-HuntersMasal bizlere üvey anne/anne korkusu yanında, yaşlı cadılar aracılığıyla “cömert” yabancılara, geçmişe ve erginlere dönük bir korkunun dışavurumunu gösterir. Çocuklar yetişkinlerin tehdidi altındadır ve yetişkin yamyamlığı sadece fiziksel bir anlam değil, ruhsal, çocuklarda temsil edilen saflık, günahsızlık, umut gibi kavramların da tüketilmesidir. Cadı Hansel’i yemek için besleyip onu hapsederken, çocuksu zeka ve saflık onları kurtarır. Cadı ölünce de çirkin olan tüm korkutuculuk altın gibi değerli şeylere dönüşür ve geçmişin değerleri bugünün çocuklarını mutlu mesut eder. Çocuklar hem tehlikeyi bertaraf etmiş hem de onu yaşamsal ve mutluluk getiren bir “değere” dönüştürmüştür. Kimi zaman açlık gibi dışsal olan zorunluluk, kimi zaman da üvey annenin fesatçılığı babanın çocuklarını ormana bırakmasına bir sebep olarak gösterilir ve babanın günahı bu yolla meşru kılınır.

Masaldan filme uyarlamada değişen kadın imgesicanavar

Hansel ve Gretel filmi ise masalın özünde önemli bir değişiklik yapıyor. Hikaye tam da masalın bittiği yerden devam ediyor ve sonsuza kadar devam eden mutluluk yerine daha tehlikeli bir dünya ile karşı karşıya kalıyoruz. Onlar cadıdan kurtulduktan sonra altınlara kavuşup babalarıyla yaşamak yerine kendilerini cadı avcılığı savaşına adıyorlar. Çünkü sadece üvey anne/anne değil babaları da ölmüştür. Her iki kardeş de babalarının neden onları ormana bıraktığı konusunda şüphe içindeyken, bunun sebebinin gene bir dışsal zorunluluk olduğu, büyük kötü cadının kasabadaki insanların içine nifak tohumu ekip, insanlara asla zarar vermeyen iyi yürekli beyaz cadıyı yaktırdığını ve kutsal iyi beyaz cadının Hansel ve Gretel’in annesi olduğunu anlıyoruz. Annenin kutsallığı kalıtsal olduğu için de masalda normal birer çocuk olan kahramanlarımız olağanüstü güçleri olan, yarı insanüstü kişiler halini alıyorlar. Yani klasik hikayede sonraları değişen “üvey anne” simgesi yeniden “gerçek anne” oluyor ve sadece bir kadın olmanın ötesinde kutsallaştırılıp, iyi yürekli beyaz cadıların lideri haline getiriliyor. Bunun masaldaki anne arketipinin değiştiren, onu en az baba, ya da babadan daha üst bir konuma getiren bir değişim olduğu düşünülebilir. Bu yüzden filmin masaldaki kuşkulu bir öğeyi, mistik bir şekilde telafi etmeye çalıştığı söylenebilir.

Öte yandan artık eli silahlı kahraman olan bu iki çocuktan Gretel annesinin ruhundan bir parça taşıyarak beyaz cadılığın devam etmesini sağlar ve kötü cadı Muriel (Famke Janssen) onun kalbini, yaşam enerjisini alıp son hedefine ulaşmaya çalışır. Çevreden topladığı ve her biri yılın bir ayıyla simge olunan çocuklar gene tüketilmeye hazır, artık binlerce yıldır kötülükleri ile dünyayı cehenneme çeviren kötü cadı tipinin bir süre daha yaşaması ve güçlenmesi için bir araç olarak kullanılır. Bir tabuyu çiğneyip zorla kurbağa yiyen çocuklar peşi sıra kesilip kan ve etleri cadılarca tüketilir. Sadece çocuklar değil, kutsal anne metaforu olarak beyaz cadının mirasçısı da (Gretel) tüketildiğinde ise kötülüklere engel olacak bir şey kalmayacaktır.

gretelFilmde Gretel cinsel anlamda çekici olsa da son kertede bunun ötesinde bir noktaya taşınmıştır. Hem Benjamin (Thomas Mann), hem de çirkin suratlı Troll Edward ona aşık olsa da, Gretel kendisini bu tür cinsel arzulardan “koruyor” (köydeki Benjamin’in toy ve “eşit seviyede” olmaması, trollün ise çirkinliği buna engel teşkil ediyor). Hansel ise filmin başında kurtardığı bir beyaz cadı Mina’nın (Pihla Vitala) aşkını kazanıyor. Hatta Hansel cadının uçan çalısına/süpürgesine tutunup bir süre uçtuktan sonra yere düşünce iyi yürekli cadı Mina onu kurtarıyor, ormandaki içgüdüsel ve zihinsel karmaşadan çıkarıp birlikte bir rahim gibi simgelenmiş iyileştirici suda şifa buluyor ve Mina cinsel birliktelik kuruyor; böylece tıpkı babası gibi bir “tanrıça” ile “bütünleşiyor”. Buna karşın her iki kahramanımız da gönüllerini kimseye kaptırmıyor ve Gretel kasaba şerifinin tecavüze yeltenmesinden kurtulup ırmakta tedavi edilmiş, Hansel ise şifalı suda yıkanıp kendine geldikten sonra, eski evlerinde buluşup birbirlerine aşkla sarılıyorlar. Yani filmde Hansel ile Gretel’in ilişkisi cinsel katı sınırlar olmakla birlikte ensest imalar da taşımakta ve iki kardeş bir bütünlüğü temsil ediyor. (Filmin bir sahnesinde kızıl saçlı cadının nefretle Hansel ve Gretel’e “birbirinizi düzün” demesi de bu açıdan manidar.)

hansel-and-gretel-witch-hunters-jeremy-renner-witchesTüm mitsel ve mistik savaşlar gibi Hansel ve Gretel’in savaşı da elbet bitmeyecektir ve kahramanlarımız “yeni maceralar” için hazırdır. Artık masalsı “sonsuza kadar mutluluk”un bir anlamı yoktur; tıpkı ekonomideki kronik hale gelmiş krizler gibi, yeni bir kötülük etrafı kaplayacak, savaş kazanılacak “bir süre” daha dünya mutlu ve huzurlu olacaktır. Masallardaki sonsuza kadar mutluluk teması bir tür iyileşemeye işaret etse de elbette gerçekçi değildir ama bunun zıddı gibi görünen “sürekli savaş”, ya da politik olarak pohpohlanan “saldırının nerden ve ne zaman geleceğini bilemeyiz” düşüncesi de bir korku toplumu yaratmaktadır dönemsel mutluluk ve refah meşrulaştırılmaktadır; çünkü “ekonomik krizlerden kaçınamayız”.

Hansel ve Gretel’de kadın imgesi değişmiş olsa da bunun “iyi” mi olduğu hayli kuşkulu. Film bir “cadı hikayesi” olsa da insan olduğunda “kötü olan”, insanüstü olduğunda ise, kutsal ayine gelen onlarcasına baktığımızda “çoğunlukla kötü” olan kadın imgesi yerini koruyor. Film özellikle makyaj ve efektler açısından bir hayli iyi ve yanı sıra hareketli ancak bütüne baktığımızda vasat bir yapım.

www.sinehayat.com

Mikail BOZ / Mayıs -2013

Filmin Künyesi

  • HanselGretelYönetmen: Tommy Wirkola
  • Yapımcı: Will Ferrell, Adam McKay, Kevin Messick, Beau Flynn
  • Senaryo: Tommy Wirkola
  • Oyuncular: Jeremy Renner, Gemma Arterton, Famke Janssen, Peter Stormare, Pihla Vitala, Thomas Mann
  • Müzik: Atli Örvarsson
  • Görüntü yönetmeni: Michael Bonvillain
  • Kurgu: Jim Page
  • Studyo: MTV Films, Gary Sanchez
  • Dağıtıcı: Paramount Pictures, Metro-Goldwyn-Mayer
  • Yıl: 2013
  • Süre: 97 dakika
  • Ülke: ABD, Almanya
  • Dil: İngilizce
  • Bütçe: $50 million
  • Gelir: $223,903,475[5]